Warning: Creating default object from empty value in /home/u2300342/hakancincik.com/wp-content/plugins/stm-post-type/redux/inc/class.redux_filesystem.php on line 29

Warning: fopen(/home/u9915970/hakancincik.com/wp-content/uploads/wpcf7_uploads/.htaccess): failed to open stream: No such file or directory in /home/u2300342/hakancincik.com/wp-content/plugins/contact-form-7/includes/file.php on line 247
Tükrük Bezi Tümörleri ve Cerrahi Yaklaşım - Prof.Dr.Hakan Cıncık
Warning: preg_replace(): Compilation failed: escape sequence is invalid in character class at offset 4 in /home/u2300342/hakancincik.com/wp-content/plugins/booked/includes/general-functions.php on line 19

Tükrük Bezi Tümörleri ve Cerrahi Yaklaşım

TÜKRÜK BEZİ TÜMÖRLERİ VE CERRAHİ YAKLAŞIM

Bu bölümde size türkrük bezleri hakkında kısa bir bilgi verip, arkasından tükrük bezi tümörleri ve tedavisinden bahsedeceğim.

Tükrük Bezleri

Tükrük ağzımızın nemli kalmasını sağlayan, dişimizi ve ağız yapılarımızı koruyan aynı zamanda sindirime yardımcı enzimler içeren bir sıvıdır.

Büyük tükrük bezleri: büyükten küçüğe doğru sırayla yanak tükrükbezleri (parotis), çene altı tükrük bezleri (submandibuler)  ve dilaltı tükrük bezileri (sublingual) her birinden ikişer tane olmak üzere toplam altı adet büyük tükrük bezimiz vardır.

Küçük tükrük bezleri (minör tükrük bezleri): Dudaklar damağımız ve boğazımızda yaygın olarak bulunan binlerce tükrük tomurcuğundan oluşur.

Tükrük bezlerinin zararsız şişmesi durumuna sialoadenit, tükrük bezi taşı oluşumuna sialolithiazis ismi verilir. Vücudun tükrük bezlerine karşı antikor oluşturduğu, ağız kuruluğuna yolaçan hastalığa Sjögren hastalığı denilir.

Tükrük Bezi Tümörleri

Genellikle ağrısız şişlik şeklinde başlar. Ağrı olması, hızlı büyümesi veya yüz felci tümörün kötü huylu olmasını gösteren işaretlerdir. Tükrük bezi tümörleri en sık olarak yanak tükrük bezinde (parotis) oluşur onu sırayla, çenealtı tükrük bezi (submandibuler) ve dilaltı tükrük bezi (sublingual) takip eder. En az küçük tükrük bezlerinde (minör) tümör görülür. Genellikle parotis tükrük bezinde %80 iyi huylu, %20 kötü huylu (kanser) olmakla birlikte, tükrük bezi ne kada küçükse kanser çıkma riski okadar fazladır, minör tükrük bezi tümörlerininkötü huylu olma ihtimalli daha fazladır.

Genellikle ilk yapılan tetkik ultrasondur, bunu ultrason eşliğinde alınacak ince iğne aspirasyon biyopsisi takip eder. Bu biyopsinin patoloji doktoru tarafından incelenmesi ile tanı konulur. Çekilen MR veya Tomografi hastalığın yayılımı ve tümörün tippi hakkında bilgiler verir. PET-CT gibi tetkikler genellikle kötü huylu tümörlerde tümör yayılımını tespit etmek amacıyla yapılır.

Tükrük Bezi Tümörlerinde Cerrahi

Tükrük bezi tümörlerinde ilk seçenek cerrahi olarak tümörün çıkarılmasıdır. Bu cerrahi sırasında eğer tümör kötü huyluysa daha geniş bir alan, tümör iyi huyluysa daha sınırlı bir alan çıkarılır.  Cerrahiyi zorlaştıran ana neden parotis tümörlerinde parotis tükrük bezini tam ortasından geçen ve bütün yüzümüzün hareketini sağlayan yüz siniri dir. Bu sinir ana dal olarak kulak hemen önünden tükrük bezi içine girer orada önce 2 dala, sonra 5 dalla ayırlarakyüz kaslarına dağılır. Çene altı tükrük bezlerinde bu risk çok düşüktür çünkü sadece alt dudağın aşağı kıvrılmasını sağlayan yüz siniri ile komşudur. Tümör iyi huyluysa başka bir tedaviye ihtiyaç olmaz ancak tümör kötü huyluysa, boyuna yayılım ihtimalli olduğundan  boyun lenf bezlerininde çıkarılması (boyun disseksiyonu) gerekebilir. Iyi huylu tümörlerde kitlenin boyuttun büyük olması cerrahiyi zorlaştırır. Kötü huylu tümörlerde yüz felci varsa yüz siniri tutulmuş demektir, sinirin kesilip başka bir yerden alınan sinir ile onarılması gerekebilir. Bu nedenlerle eren tanı ve erken ameliyat olmak hem iyi huylu hemde kötü huylu tümörler için cerrahiyi kolaylaştırır. Cerrahi tamamlandıktan sonra kötü huylu tümörler için tedaviye, radyoterapi veya kemoterapide eklenebilir.

Call Now ButtonŞimdi Arayabilirsiniz